24 Ağustos 2010 Salı

Deren

şuan öpüp kokluyorum,
biraz büyüsün mıncıklıyacağım,
sonra durup düşünüceğim,
daha sonra endişeleneceğim,
sanırım en son özleyeceğim.

tozlanmış

Sen şimdi kalk ,
bir tane caddesi olan merkezinde Atatürk heykeli bulunan küçücük şehrinden,kocaman kente ayak uydur.
o kocaman şehirde evlen çoluğa çocuğa karış,metropolünün gölgesinde küçücük ama senin olan tek göz odalı evde,tepesinde dolunay gibi görünen çanakanten ile kocaman dünyaya ayak uydur.

Günler gelip geçer,yaşadıkların birer anı olarak beyninin bir bölümünde kaldığını bile bile yaşamaya devam edersin,taaki o geldiğin küçücük şehirde ve o şehrin tek caddesinin sonu başı belli olmaksızın tam ortasında bulunan Atatürk heykelinin altında gün yüzüne çıkarmaya çalıştığın anılarının üzerini kaplayan toz,yalnız kaldığının habercisidir.
Sen şimdi toz bulutunun içinde,döndüğün yere ayak uydurmaya çalışırken,ayakkabılarına bir cila vurdur.Tozlanmış.

17 Ağustos 2010 Salı

şimdi bu hayata yeniden başlamalı

2 agustos 2010 tarihi
yasadıgım heyecan,korku,endişe,mutluluk

üzerine titremek nedir bilirim
onu düşünürken kalp atışlarının artması gözlerin dolması sevinçten,
ask nedir bilirim.
annesine ayrı cocuguna ayrı aşık olmayı bilirim.

ben bilirim kalbimi ikiye bölmeyi
annesini ayrı cocugunu ayrı sevmeyi bilirim.

ben bilirim beynimi ikiye bölmeyi
annesini ayrı cocugunu ayrı düşünmeyi bilirim.

ben bilirim dilimi ikiye bölmeyi
annesine ayrı cocuguna ayrı konusmayı bilirim.

ben bilirim elele tutuşmayı
annesinin ayrı cocugunun ayrı elini tutmayı bilirim.

ben bilirim ve ogrenirim
bir fazla oldugun zaman daha güçlü daha kuvvetli daha mutlu oldugunu.